Web geliştirme serüvenimdeki ilk profesyonel adımımı, Komagene Etsiz Çiğ Köfte restoranının web sitesi ve dijital varlıkları üzerinde çalışarak attım. O dönem, sadece bir web sitesi yapmakla kalmayıp aynı zamanda Yemeksepeti gibi çevrimiçi sipariş sistemlerinin işleyişini, kullanıcı deneyimi tarafını ve bu tür hizmet platformlarının arka planını anlamaya da fırsat buldum.
Küçük bir işletmede çalışıyor olmanın bana kattığı en önemli şey, işin temelini sade bir biçimde öğrenmek oldu. Müşteriyle birebir iletişim kurmanın, onların ihtiyaçlarını doğrudan dinlemenin ve sınırlı kaynaklarla maksimum verim almanın ne kadar değerli olduğunu o süreçte öğrendim.
Hiçbir zaman yaptığım işi küçümsemedim. Aksine, nerede ve hangi ölçekte olursa olsun, bir projenin sonunda somut bir şey ortaya koymanın verdiği tatmin duygusu bana her zaman ilham verdi.
Ancak zamanla fark ettim ki; bulunduğum ortam, öğrenme hızımın önüne geçmeye başlamıştı.
Kendimi geliştirebilmem için yeni teknolojilerle, farklı projelerle ve daha kapsamlı yapılarla uğraşmam gerekiyordu.
Çalıştığım iş yerinin bana bilgi ve deneyim anlamında artık katkı sağlamadığını hissettiğim noktada, içimdeki “bir adım daha ileri gitmeliyim” duygusu ağır bastı.
Bu farkındalıkla birlikte, gerekli tüm prosedürlere uyarak iş yerinden ayrıldım.
Bu kararı almak kolay değildi; fakat biliyordum ki gerçek gelişim, konfor alanının dışında başlıyordu.
Bir süre boyunca tamamen kendimi geliştirmeye odaklandım.
Bir yandan okuluma devam ederken, diğer yandan sektörden kopmamak adına home ofis çalışma düzenine geçtim.
Bu dönemde, hem teorik bilgilerimi derinleştirdim hem de farklı alanlarda pratik kazandım.
Yeni web teknolojilerini araştırdım, projeler üzerinde denemeler yaptım, kendi portföyümü oluşturmaya başladım.
Kendimi bir çalışan gibi değil, sürekli öğrenen bir geliştirici olarak konumladım.
Bu süreç, bana sadece teknik anlamda değil; disiplin, planlama ve sabır gibi kişisel beceriler de kazandırdı.
Artık yalnızca web siteleri kodlamıyor, aynı zamanda bir projenin tasarımdan yayına kadar tüm aşamalarını yönetebilir hale geliyordum.
Kendimi bir “web geliştirici” olarak değil, dijital dünyada değer üreten bir problem çözücü olarak görmeye başladım.
Bugün geriye dönüp baktığımda, o küçük işletmede başladığım yolculuğun aslında ne kadar büyük bir başlangıç olduğunu çok daha iyi anlıyorum.
Her satır kod, her müşteri geri bildirimi, her küçük proje beni bugünkü vizyonuma biraz daha yaklaştırdı.
Ve biliyorum ki, bu yolculuk hâlâ devam ediyor — çünkü gelişim asla bitmez, sadece yön değiştirir.